Tümü Webekno

Kategoriler

Hakkımızda Yazarlar Ödüllerimiz Künye Gizlilik İletişim
  1. Webtekno
  2. Yaşam

Sesli Mesajlar Tüm Dünyada Bu Kadar Yaygınken İngiltere'de Neden Tercih Edilmiyor? (Mantıklı Sebepleri Var)

Günümüzde artık uzun uzun yazmaktan çok bir şeyleri sesli olarak anlatmayı tercih ediyoruz. Peki bu durum İngiltere'de niye dünyanın geri kalanından çok daha farklı?

Sesli Mesajlar Tüm Dünyada Bu Kadar Yaygınken İngiltere'de Neden Tercih Edilmiyor? (Mantıklı Sebepleri Var)

Takvimler Ağustos 2013'ü gösterdiğinde WhatsApp sessiz sedasız ama dünyayı değiştirecek bir özellik olan sesli mesajı duyurmuştu. Aradan geçen 13 yılın ardından pek çok şeyi sesli mesajla anlatmaya alışmış olsak da dünyanın diğer bir ucunda, İngiltere'de bu durum çok ama çok farklı.

İngilizler için yakın bir arkadaşınızdan gelen, aile içi bitmek bilmeyen bir dramayı veya ofisteki entrikaları anlatan 10 dakikalık o sesli mesaj... Günlerinin en büyük kâbuslarından biri.

Hindistan, Meksika, Hong Kong ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde sesli mesajlar, yazılı metinlerin tahtını sarsacak kadar popüler ancak haritada biraz daha farklı yöne gittiğimizde garip bir gerçekle karşılaşıyoruz. İngiltere, sesli mesaj virüsünü bir türlü kapamadı. Peki ama neden? Neden bazı ülkeler sesli mesaja bu kadar âşıkken, İngilizler bu fikirden köşe bucak kaçıyor?

Verilere göre İngilizler "sesi" sevmiyor

2

Yakın zamanda İngiltere'de 2.300'den fazla yetişkinle yapılan bir YouGov anketi, tablonun ne kadar net olduğunu ortaya koydu. Sesli mesajların popülaritesi geçen yıla göre biraz artmış olsa da İngilizlerin sadece %15'i bu yöntemi düzenli olarak kullanıyor. Kadınlar, erkekler ve hatta Z kuşağı dâhil her yaş grubunda sesli mesajlar, en az tercih edilen iletişim yöntemi.

Dahası, 2024 yılında 17 gelişmiş ülke arasında yapılan araştırmaya göre İngiltere, sesli mesaja en mesafeli ülke. Ankete katılanların %83'ü yazışmayı tercih ederken, sadece %4'ü "Sesli mesajcıyım" diyor.

"Dinlemek zorunda kalma" düşüncesi

2

Neden bu kadar nefret ettiklerini anlamak için İngilizlerin hayatlarına biraz daha yakından bakmamız gerekiyor. Tabii biraz da insan fizyolojisine...

Bir sesli mesajı gönderen için her şey çok kolaydır. Bir tuşa basar ve dakikalarca içini döker ancak alıcı için durum farklıdır. Tüm işini gücünü bırakıp pür dikkat o mesajı dinlemesi gerekir. Düşünsenize, ekranınıza 6 dakikalık bir sesli mesaj düşüyor. Gönderenin evi mi yandı, kedisi mi öldü, yoksa sadece sabah içtiği kahvenin ne kadar lezzetli olduğunu mu anlatıyor? Oynat tuşuna basıp sonuna kadar dinlemeden bunu bilmenin hiçbir yolu yok. İşte bu durum çoğunlukla İngilizlerde olsa da dünya genelinde pek çok kişinin sesli mesajlardan rahatsız olmasına yol açıyor.

University College of London'dan Sosyoloji Profesörü Jessica Ringrose'a göre İngilizler iletişim tarzlarında diğer kültürlere kıyasla çok daha mesafeli. Sesli mesajlar, konuşmayı seven ve ilişkilerinde daha "dışa dönük" olan kültürlere hitap ediyor. İngilizlerin nispeten içine kapanık iletişim tarzında olduklarından kısa ve öz yazışmalar daha cazip geliyor.

Spectator yazarı Rory Sutherland durumu şöyle özetliyor: "Nispeten verimli bir dilimiz var. İngilizce'de özür dilemek için destan yazmanıza gerek yok." Ayrıca Sutherland, 5 dakikalık bir mesaj göndermenin karşı tarafa karşı düpedüz "kabalık" olduğunu savunuyor.

Peki dünyanın geri kalanı neden bu kadar seviyor?

2

Madalyonun diğer yüzünde ise sesli mesajların âdeta hayat kurtardığı ülkeler var. Örneğin, Hindistan nüfusunun neredeyse yarısı sesli mesajları en az metin mesajları kadar seviyor. Bunun arkasında ise oldukça pratik ve insani sebepler yatıyor.

  • Hindistan gibi çok dilli kültürlerde insanlar "Hinglish" (Hintçe ve İngilizce karışımı) gibi akışkan diller kullanıyor. Sürekli dil değiştirmek konuşurken çok doğal ancak klavyede yazarken tam bir işkence. Özellikle yerel alfabelerin klavyelerini kullanmanın zorluğu veya yazılı okuryazarlığın düşük olduğu kırsal bölgelerde, bir tuşa basıp konuşmak her şeyi çözüyor.
  • Hindistan ve Meksika gibi ülkeler, dünyanın dört bir yanına yayılmış devasa diaspora topluluklarına sahip. Zıt saat dilimlerindeki sevdiklerinizle iletişim kurmak için telefonlaşmak her zaman mümkün olmuyor. Sesli mesajlar, canlı bir telefon görüşmesi kadar kişisel hissettirirken, bir metin mesajı kadar da esnek bir iletişim sağlıyor.
  • En önemlisi de sesli mesajlar yazının veremediği o "zengin" duyguyu barındırıyor. Konu dedikodu yapmak veya hararetli bir olayı anlatmak olduğunda ses tonundaki o heyecanı, vurguları ve fısıltıları duymanın yerini hangi emoji tutabilir ki?

Bilim bu konuda ne diyor?

2

2011'de ABD'deki Wisconsin-Madison Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, çocukların ebeveynlerinin sesini telefonda duyduklarında stres hormonu olan kortizolün düştüğünü, sevgi ve bağ kurma hormonu olan oksitosinin ise arttığını kanıtladı.

Elbette bir sesli mesaj, karşılıklı ve anlık tepki verebildiğiniz canlı bir telefon görüşmesi kadar duygusal bir etki yaratmayabilir ancak psikologlara göre, karşı tarafın sesini duymak yazılı bir metne göre duygu aktarımını artırıyor ve kiminle konuştuğumuza dair o "belirsizlik" hissini ortadan kaldırıyor. Belki de flört uygulamalarının son yıllarda hızla sesli mesaj özelliğini getirmesinin sebebi tam olarak budur ama... İngilizler için bir süre daha yazılı mesaj birinci tercih olarak kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

YORUMLAR

(0)
Yorumunuz minimum 30 karakter olmalıdır. (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!