• Neden Aynaların Aksine Fotoğraflarda Şebek Gibi Çıkarız?
83
20
13
12
9
Fotoğraflar, günümüzün en büyük iletişim araçlarından birisi oldular. İçinde yer aldığınız fotoğraflar da duygu ve düşüncelerinizi anlık olarak temsil ediyorlar. Fotoğraflarda güzel görünmek için elimizden geleni yapıyoruz. Peki neden hiçbir zaman aynadaki kadar etkili bir fotoğrafımız olmuyor?

Fotoğraflardaki siz ile aynadaki yansımanız arasındaki fark dikkatinizi çekmiştir. İyi bir poz vermek için kaygı taşıyanlardan olmayabilirsiniz, ancak bu durum sizin fotoğraflarda daha farklı göründüğünüzü kanıtlamaz. Kısaca “ayna etkisi” dediğimiz bu olay, fotoğrafçıların da mesleklerini icra ederlerken kimi zaman kullandıkları teknikler arasında yer alır. 

Quora üzerinde sorulan ve cevabı uzmanlık gerektiren bu soruya, profesyonel bir fotoğrafçı olan Ilina Simeonova cevap verdi. Oldukça ilginç tespitleri olan Simaonova, deneyimlerinden hareketle ayna etkisini açıkladı. Onun sözlerinden hareketle ayna ve gerçek dünya arasındaki bağlantıya değiniyoruz.

Sıradan bir görünüme sahip insanlar, sadece bir iki ışık oyunuyla fotoğraflarda sıra dışı görünebiliyorlar. Fotojenik olmak, kişinin yüzündeki fiziksel hatlara bağlı olsa da her şey onunla sınırlı değil. Hayatının büyük kısmını protre fotoğrafçısı olarak geçiren Simeonova’ya göre bu sorun, en çok karşılaştığı ve cevabının merak edildiği şeylerden birisi. 

Aynadaki görüntünüzle fotoğraftaki haliniz arasındaki farkın nedenleri:

Işığın yüzünüze düşme yönü:

Kişiler yaşlandıkça yüzlerine düşen ışık miktarı ve yönü, onların fiziksel hatlarını daha da belirginleştirebilir. 20 ila 25 yaşından sonra bir insanın yüzü pürüzsüz ve bebeksi olmaktan çıkar, yuvarlak formu bozulmaya başlar. Göz, ağız, burun ve çene etrafında kendi gölgesini yaratan girinti ve çıkıntılar, alanlar oluşur. İnsan gözü hareketli olduğu için bu algı şaşırtan gölgeleri çok fazla önemsemez. Fotoğraflarda sabit bir görüntüye baktığımız anda detaylar göze çarpmaya başlarlar. Bazı insanlar için yüzde oluşan gölgeler göze hoş gelebilir, bazıları için de bu gölgeler görünümü etkiler.

Fotoğrafçıların işi, yüzde oluşan gölgelerin ışığın yönüne göre en ideal şekilde ayarlanmasını sağlamaktır.

Yüzünüzün ışığı yansıtma miktarı:

Parlak, ıslak ya da terli yüzler, yukarıdaki ışık etkilerini şiddetlendirirler. Cildiniz harika bir durumda olsa bile, teniniz çok açık ya da çok koyu renkteyse ona göre ışık uygulamak gerekir. Çoğu zaman bu işi çözüme kavuşturmak için makyaj malzemeleri kullanılır. 

Lens bozulmaları:

Yüzünüz, çektiğiniz fotoğrafın ortasına yer almalı. Özellikle akıllı telefonlarda bulunan kameralar, daha geniş bir alanı yakalamak için bombeli yapıya sahiptirler. Bu nedenle fotoğrafınızın kenarlarındaki alanlar, olduklarından daha geniş gözükürler. Yüzünüz bu alanlara denk gelirse daha şişman çıkarsınız. 

Yüzünüzün simetrisi:

Fotoğraflarda sağ ya da sol profilinizden diğerine nazaran daha iyi görünebilirsiniz. Çünkü yüzünüz ne kadar öyle görünse de asla simetrik değildir. Bir tarafın diğerine göre daha hoş görünmesinin de nedeni budur. Küçük simetri kaymalarından oluşan bu farkı aklınızda tutun ve hangi bölgeniz daha iyi poz vermenizi uygun kılıyorsa öyle poz verin. 

Açı bozulmaları:

Eğer çift çeneniz varsa, fotoğraflarınızı biraz yüksek açılardan çekmeye çalışın. Eğer çeneniz kendisini gösteren bir yapıdaysa onu asla gizlemeyin, daha düşük açılardan fotoğraf çekin. Fotoğraflarınızı aşağıdan çekmek, içeriğe göre sizi kibirli ve tepeden bakan bir kimliğe büründürebilir. Bu nedenle fotoğraflardaki açıyı, hedef olan yüzünüzün çevresindeki bir daire üzerinde değil, düz bir eksen üzerine ayarlayın. 

İfadeleriniz:

Yüzümüz bir fotoğraf makinesi görünce ışık görmüş tavşan gibi kasılabilir. Fotoğraflarda doğal görünmenin sırrı, bu kasılmaların önüne geçmektir. Fotoğraf çekilirken sizi gerçekten mutlu eden şeyler düşünün, daha doğal çıkmanızı sağlayacaktır. 

Beden diliniz:

Eğer fotoğraflarda sadece yüzümüz değil bütün vücudumuz da çıkacaksa, beden diline de önem vermekte fayda var. Duruşunuz, yüzünüzdeki ifadenin etkisini arttırır ya da azaltır. Ilina Simeonova’nın daha etkili bir beden duruşu için önerileri ise şöyle:

  • Kendinizi zorlamadan, olabildiğince dik durun,
  • Omuzlarınızı geriye doğru atıp serbest bırakın,
  • Çenenizi geriye çekip serbest bırakın ve gülümseyin. 
83
20
13
12
9
Emoji İle Tepki Ver
83
20
13
12
9