Büyücü Merlin’den Ekskalibur’a… Krallığını Taştan Çıkaran 'Kral Arthur' Efsanesini Tüm Gerçekleriyle Anlattık

10
4
3
0
0
Bugün bile İngiliz popüler kültürünün en önemli figürlerinden bir tanesi olan Kral Arthur’un aslında gerçekten tarihi bir kişi olup olmadığını bilmiyoruz çünkü hakkında anlatılan efsaneler kendisinden yüzlerce yıl sonra yazılmış ve pek çoğu kaynaksız olarak kaleme alınmıştır. Gelin Kral Arthur efsanesinin tarih sahnesindeki rolüne yakından bakalım.

Doğru toplumlarının mitolojilerine baktığımız zaman çok katmanlı ve bol kahramanlı hikayelerle karşılaşırız. Batı ise Yunanlar dışında bu konuda çok da büyük efsanelere sahip değil gibi görünüyor, Kral Arthur hariç. Bugün bile İngiltere başta olmak üzere batı kültürünün en önemli figürlerinden bir tanesi olan Kral Arthur, Britanya mitolojisinde adına sayısız hikaye bulunan bir karakterdir.

Kral Arthur, Sir Lancelot, büyücü Merlin, Ekskalibur, Yuvarlak Masa Şövalyeleri gibi bugün adını hepimizin bildiği karakterlerin ve nesnelerin aslında tarihsel süreçte gerçekten var olduğuna dair kesin kanıtlarımız yok. Yine de bazı tarihçilerin bu konunun gerçekliğine dair çok kesin itirazları da yok değil. Şöyle bir geriye yaslanalım ve Kral Arthur kimdir, gerçekten yaşadı mı gibi sorular üzerinden bu efsaneye yakından bakalım.

Tarihin en gizemli kahramanlarından Kral Arthur kimdir?

Kral Arthur, hayali bir yer olduğu düşünülen Camelot’un kralıdır. Britanya mitolojisinde yer alan hikayeleri 6. yüzyılın ilk yıllarında geçmektedir. Sakson işgalcilere karşı Briton halkının koruyuculuğunu üstlenmiş olan Kral Arthur, cesareti ve savaşta gösterdiği kahramanlıkların yanı sıra özel hayatındaki ilginç detaylarla da bilinir.

kral arthur

Kral Arthur ile ilgili ilk dönem eserler:

Arthur ile ilgili elimizdeki en eski kaynaklar 6. yüzyıla dayanıyor. O dönem Kelt şiirlerinde ismi geçen bu karakter ile daha sonra Orta Çağ döneminde savaş ve kahramanlık hikayelerinin anlatıldığı romanslarda da karşılaşmak mümkün.

En dikkat çeken Arthur anlatılarından bir tanesi 9. yüzyıla kaynaklandırılan ve farklı versiyonları bulunan Historia Brittonum isimli, Galli bir rahip tarafından kaleme alınan eserdir. Ancak burada Arthur bir kral olarak değil, tek eliyle 960 kişiyi öldürmüş kahraman bir komutan olarak karşımıza çıkıyor. 

Monmouthlu Geoffrey tarafından kaleme alınan 1136 tarihli Historia Regum Britanniae ise Arthur efsanesi ile ilgili en önemli kaynakların başındadır. Fakat bu eserde de Arthur yine bir kral değil, cesur bir komutandır. Bildiğimiz anlamdaki Kral Arthur efsanesi ile 1485 yılında Sir Thomas Malory tarafından yazılan Le Morte D'Arthur adlı eserde karşılaşıyoruz. Tabii yıllar içinde orijin hikayelere diğer batı kültürleri tarafından sayısız ekleme yapılmıştır.

kral arthur

Kral Arthur efsanesi, kılıcın taştan çıkarılmasıyla başlıyor:

Kelt asıllı Britonların Sakson istilacıların baskısı altında inim inim bir dönemde İngiltere’de Arthur isimli bir genç yaşarmış. Bu genç Britanya Kralı Uther Pendragon ve Cornwal Düşesi Igraine’nin oğlu olmasına rağmen soylu kabul edilmezmiş. Arthur’un koruyucu babası Sir Ector’muş.

Anlatılanlara göre efsanevi kılıç Ekskalibur, kadim zamanlardan beri bir taşa saplı dururmuş. Onu taştan çıkaran kişi Britanya kralı olacakmış. Derken 15 yaşında bir genç olan Arthur, bu kılıcı taştan çıkarmış. Sir Ector onu büyücü Merlin’in onayı ile evlatlık almış ve böylece soyluluğu herkes tarafından bilinir hale gelerek kral olmuş. Zaten kral soyu taşıyan Kral Arthur’un için bunlar aslında başından beri kaderin bir planıymış.

Kral Arthur dönemi bolluk ve bereketliymiş:

Arthur kral olduktan sonra Yuvarlak Masa Şövalyelerini kurdurmuş. Bu şövalyeler yalnızca güçlü savaşçılardan oluşmuyormuş, aynı zamanda Ekskalibur tarafından Kral Arthur’a bahşedilen sihirli güçleri de taşıyorlarmış. Efsanelerde en yaygın anlatılan hikayeye göre Yuvarlak Masa Şövalyelerinin en temel amacı Hristiyanlığın kutsal nesnelerinden olan kutsal kaseyi bulmakmış.

Tahta çıktığı andan itibaren Kral Arthur yalnızca Sakson işgalcilerden halkını korumakla kalmamış, aynı zamanda topraklarını genişleterek barışı sağlamış ve bu nedenle de halkı tarafından çok sevilmiş. Öyle ki Britanya küçük bir krallık olmaktan çıkmış ve Büyük Roma İmparatorluğu’na bile kafa tutacak hale gelmiş.

kral arthur

Merlin buyurdu: Öz çocuğun sana ölüm getirecek

Kral Arthur tahta çıktıktan sonra Margawse isimli bir kadınla evlendi. Bu evlilik yüzünden tanrılar tarafından lanetlendiler çünkü bilmiyorlardı ki aslında kendileri öz kardeştiler. Bu nedenledir ki büyücü Merlin, ‘Bu birleşmeden doğacak çocuk sana elleriyle ölümü getirecek.’ demiştir.

Arthur bunun üzerine bütün soylu çocukları bir gemiye toplayıp ölüme yolladı ama kader bu ya, aralarından bir tek Arthur’un oğlu kurtuldu. Oğlan bir kıyıya vurdu, burada kendisi evlat edinildi ve adı Mordred oldu. Mordred gerçekten de babası Kral Arthur’un  ölümünü getirecekti.

Tarihin en büyük kahramanına tarihin en büyük ihaneti:

Oğlunu gemiye gönderip kurtulduğunu zanneden Kral Arthur, yeni bir varis yapmak için Sir Leodegrance’nin kızı Guinevere ile evlendi. Tüm bu maceraları sırasında Arthur’un en güvendiği yoldaşı Sir Lancelot isimli bir Yuvarlak Masa Şövalyesiydi. Yeni eşi ve yoldaşı çok iyi anlaşıyordu. O kadar iyi anlaştılar ki bu bir yasak aşk doğurdu. Bu olaydan sonra Kral Arthur’un kimseye güveni kalmamıştı.

Tam da bu sırada Arthur’un oğlu güçlenmiş ve ordusu ile babasının üzerine yürümeye başlamıştı. Bunun üzerine Sir Lancelot ile kral barıştı ve düşmana karşı beraber savaşmaya başladılar. Fakat kaderin planı değişmez ve Kral Arthur, Mordred tarafından ölümcül bir darbe alarak ağır yaralanır.

kral arthur

Yere batsın kılıcı da krallığı da!

Kral Arthur, efsanevi kılıcı taştan çıkardığı günden beri öz kardeşiyle evlenmiş, en yakın arkadaşı ile karısının ihanetine uğramış ve en sonunda öz oğlu tarafından ölüm döşeğine mahkum edilmiştir. Son nefesini verirken yardımcısı Bedivere’’den kılıcı bir göle atmasını ister.

Bedivere bir dener, iki dener ama bir türlü kılıcı göle atamaz. En sonunda üçüncü denemesinde başarılı olur ve o an Kral Arthur son nefesini verir, Yuvarlak Masa Şövalyeleri de dağılır gider. Lancelot bunun üzerine Ekskaliburun zamanında saplı olduğu taşın etrafına bir kilise yaparak ömrünü orada bir papaz olarak tamamlar. 

Epey meraklandık değil mi: Kral Arthur gerçekten yaşadı mı?

Kılıç kayaya saplanmış da, 15 yaşında çocuk çıkarmış da, sonra kral olmuş da, büyücü Merlin bunları bilmiş de gibi detaylar elbette yıllar içerisinde hikayeyi zenginleştirmek için eklenen kurgusal öğelerdir. Fakat Kral Arthur gerçekten yaşadı mı derseniz neden olmasın?

Tarihte bir Arthur yaşamıştır ama o Kral Arthur mudur, bu konuda kesin kaynaklar yok. Fakat yaşamış olan bu Arthur gerçekten de dönemin Britanya topraklarında cesareti ile nam salmış bir komutan, asker olabilir. Çünkü hepimizin bildiği gibi batı dünyası neredeyse 21. yüzyıla gelene kadar birbirinin kanını dökmeyi çok severdi. Hal böyle olunca da aralarında birkaç kahraman çıkması işten bile değil. 

kral arthur

Popüler Kral Arthur film ve dizilerinden bazıları:

  • 1981 yapımı Excalibur filmi
  • 1998 yapımı The Magic Sword.Quest for Camelot çizgi filmi
  • 2004 yapımı Kral Arthur filmi
  • 2008 yapımı Merlin dizisi
  • 2011 yapımı Camelot dizisi
  • 2017 yapımı King Arthur: Legend of the Sword filmi
  • 2020 yapımı Cursed dizisi

Britanya mitolojisinin efsanevi figürlerinden Kral Arthur kimdir, gerçekten yaşadı mı gibi merak edilen soruları yanıtladık. Elin batısı kurgusal karakterlerini bile kahramanlaştırırken bizim gerçek kahramanlarımızı unutuyor olmamız ne acı. 

10
4
3
0
0
Emoji İle Tepki Ver
10
4
3
0
0