Bilimin En Karanlık Yüzüyle Tanışın: İnsanları Zorla Kısırlaştırıp İdama Mahkum Eden 'Öjenik Hareketi'

23
13
8
8
0
"Kusursuz ırk" için bilimi insan hayatından önde tutan onlarca ülke, 1920'li yıllarda binlerce insanı katledip rızaları olmadan kısırlaştırarak bilimi bir zamanlar tarihin en kara lekesi haline geldi. Almanya, ABD, İtalya ev Fransa gibi ülkeler, o dönemde bilimi insanlardan daha ön planda tutarak öjenik hareketin bir destekçisi oldular.

Öjenik, insan ırkını mükemmelleştirmeye yönelik yapılan en acımasız hareketlerden birisi olarak nitelendiriliyor. Tarihi çok eskilere dayanan bu kavram, ilk olarak 1883 yılında Darwin’in kuzeni Francis Galton tarafından ortaya atılmış. 

İnsan ırkını mükemmelleştirmek dediğimiz zaman bunun ne demek olduğunu az çok tahmin edebilirsiniz. On binlerce bebeğin sırf biraz sağlıksız gözüktüğü için katledildiği ve insanların zorla kısırlaştırıldığı “öjenik hareketinin” detaylarına birlikte bakalım. 

Uygar çağlarda da uygulanan öjenik hareketi, Avrupa'da birçok ülke tarafından takip edildi

öjenik

Daha önce de bahsettiğimiz gibi öjenik kavramı tarihte ilk kez Francis Galton tarafından ortaya atılıyor. Aslında 1883 yılına kadar Antik Yunan ve Mısır da dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde bu yöntem uygulanmış, ancak ismi hiçbir zaman öjenik olarak nitelendirilmemiş. 

Öjenik, basitçe insan ırkında sağlıksız veya çürük olarak nitelendirilen insanların öldürülmesine ad veriliyor. Aynı zamanda bu kavram, sağlıksız veya kötü bireylerin üremesine de karşı çıkıyor. 

francis galton

Darwin, kuzeni de olsa Galton’un bu düşüncelerini sapkın bularak her zaman karşı gelmiş ve insan hayatının bilimden her zaman daha önemli olduğunu savunmuş. Galton da Darwin’in bu görüşüne saygı duymuş ve o ölene kadar öjenik kavramını ürettiği “İnsan Fakültesi ve Gelişimi Üzerine Araştırmalar” kitabını paylaşmamış. 

Öjenik hareketini benimseyen ilk ülkelerden biri, tahmin edebileceğiniz üzere Almanya oldu. Evrimsel biyolog Ernst Haeckel, Darwin’in yakın bir dostu ve destekçisi olmakla birlikte Almanya’da öjenik hareketini destekleyen ilk insanlardan biriydi.

Naziler, Haeckel ile aynı yoldan gitmesine rağmen öjenik hareketi benimsediklerini reddetti 

nazi soykırım

Kısa zaman içerisinde büyük bir öjenik savunucusu olan Haeckel, Naziler iktidara geldikten sonra çeşitli bahaneler aracılığıyla öjenik uygulamaların icra edilmesini sağladı. Ancak ilginçtir ki Naziler, Haeckel’ı örnek almadıklarını belirterek Haeckel’ın mirasıyla ilerlediklerini reddetmiş. 

İddiaları bu yönde olsa da Nazilerin öjenik kavramı ile ilgili ilk hareketi “Kalıtımsal Olarak Hastalıklı Zürriyetin Engellenmesi Kanunu” oldu. Sağlıksız ve yararsız insanların kısırlaştırılması için 200’e yakın Kalıtımsal Sağlık Mahkemeleri kuruldu ve bu kanun doğrultusunda tam 400 bin kişi rızası olmadan kısırlaştırıldı

Almanya bununla sınırlı kalmadı elbet. İşleri bir adım ileriye götürerek 1 Ekim 1939 yılında T4 Aksiyonu (Tiergartenstraße 4) ile birlikte engelli, akıl hastası ve tedavi edilemeyecek 18 bin kişiyi öldürdü. Bu kişiler, Hartheim Ötenazi Merkezi’ndeki gaz odalarında Nazilerin acımasız kararları yüzünden can verdi. 18 bin, elbette ilk etapta öldürülen kişilerin sayısıydı. Naziler, T4 aksiyonu kapsamında 70 binin üzerinde insanın canına kıydı. 

İtalya, İngiltere ve Fransa gibi Avrupa ülkelerin Almanya’dan kalır yanı yoktu 

öjenik hareketi

Uygarlık çağında başlayan öjenik hareketi, Avrupa’da da devam etti ve Almanya dışında bu konuda ilki gerçekleştiren isimlerden birisi İtalya’nın eski başbakanı Benito Mussolini oldu. İtalya’da emperyalist ve faşist kavramları benimseyerek adım atan Mussolini, 1935 yılında Etiyopya’yı işgal etti ve burada toplamda 15 bin insanı öjenik hareket kapsamında katlettirdi. Siyahi oldukları için Etiyopyalıları aşağılayan Mussolini, İtalyanlar gibi bir üstün bir ırk tarafından yönetildikleri için Etiyopyalıların kendilerini şanslı hissetmesi gerektiğini belirtti. 

Fransa’da da durum pek farklı değildi. 1900’lü yıllarda Fransız hükümeti, ünlü psikolog Alfred Binet’e öjenik hareket kapsamında yeni bir görev verdi. Binet’in görevi, muayeneye gelen engelli çocukları normal çocuklardan ayırarak onlara tabiri caizse bir etiket takmaktı. 

Bir dönem ABD'de evlilik dışı doğan çocuklar da öjenik hareketine tabi tutuldu

öjenik

Öjenik hareketi, Amerika’da özellikle akademisyenlerin en ilgi duyduğu noktalardan birisiydi. Öjenik, özellikle 1920 ve 1930’lu yıllarda zirveye ulaşan toplumsal bir hareket haline geldi, ülke çapında bir çok topluluk bu hareketi destekledi ve bu husus üzerine “Amerikan Öjeni Derneği” kuruldu. 

“Daha iyi aile” ve “daha iyi bebek” gibi kavramlar yüzünden Amerika’da o dönemde 65 binden fazla kişi kendi rızaları olmadan kısırlaştırıldı. Amerika’nın gündeminde aynı zamanda evlilik dışı ve tecavüzden doğan çocukların henüz anne karnındayken öldürülmesi de yer aldı. ABD Yüksek Mahkeme Yargıcı Wendell Holmes, topluma uymayan çocukların ihtiyaca muhtaç bir şekilde büyümesi yerine hiç dünyaya gelmemelerinin daha iyi bir seçenek olduğunu belirttiği bir dizi açıklama yaptı. 

abd öjenik

Öjenik hareketi sadece kısırlaştırma ve idam gibi yöntemlerden oluşmuyordu elbette. Nazi Almanya’sı başta olmak üzere birçok ülke, kendi kusursuz ırkını oluşturabilmek için laboratuvarlarda yüzlerce deney gerçekleştirdi. Öjenik hareketi 1920’li yıllarda izinden gidilen bir kavram olsa da Nazi’lerin yenilgisiyle birlike bu hareket birçok ülkede 1940’larda yavaş yavaş etkisini yitirmeye başladı. 

23
13
8
8
0
Emoji İle Tepki Ver
23
13
8
8
0