Türkiye’de sıfır otomobil almak isteyenleri ilgilendiren yeni bir dönem başlıyor. Avrupa Birliği ile uyumlu şekilde uygulanan GSR 3 düzenlemesi, artık bazı güvenlik teknolojilerini “olsa iyi olur” seviyesinden çıkarıp zorunlu hâle getiriyor. Yani 7 Temmuz 2026’dan sonra her yeni araç aynı kurallarla değerlendiriliyor.
Burada önemli bir ayrımı baştan yapmak gerekiyor. Bu düzenleme, bugün trafiğe kayıtlı olan aracınızı bir anda yasaklı hâle getirmiyor. Asıl konu, sıfır kilometre olarak satılacak ve yeni tescil edilecek araçlar. Gerekli güvenlik şartlarını karşılamayan modeller, bu tarihten sonra yeni araç olarak satılamayabilecek.
İçerikten Görseller
Sadece otomobiller değil, ticari araçlar da kapsamda
GSR 3 düzenlemesi denince akla ilk olarak binek otomobiller geliyor ama kapsam bundan çok daha geniş. Avrupa Birliği’nin Genel Güvenlik Yönetmeliği ile uyumlu olan bu sistem; yolcu taşıyan araçları, yük taşıyan ticari araçları ve motorlu araçların çektiği römork sınıflarını da içine alıyor.
Düzenlemeden etkilenmesi beklenen ana araç tipleri şöyle:
- M1: Binek otomobiller
- M2: Minibüsler
- M3: Otobüsler
- N1: Hafif ticari araçlar ve kamyonetler
- N2: Orta sınıf kamyon ve ticari araçlar
- N3: Ağır kamyonlar ve çekiciler
- O1: Hafif römorklar
- O2: Orta sınıf römorklar
- O3: Ağır römorklar
- O4: Yarı römorklar ve ağır römork sınıfları
Yani konu yalnızca “yeni otomobillerde birkaç ek güvenlik donanımı olacak” kadar basit değil. Bayilerde satılan binek modellerden filo şirketlerinin aldığı hafif ticarilere, şehir içi taşımada kullanılan minibüslerden ağır vasıtalara kadar geniş bir liste bu yeni güvenlik eşiğinden etkilenecek.
Şartları karşılamayan araçların satışı tamamen mi yasaklanacak?

Hayır, tamamen ve istisnasız bir şekilde yasaklanmayacak. 7 Temmuz tarihinden itibaren GSR 3 (Faz C) standartlarını karşılamayan sıfır kilometre araçların normal yollarla tescil edilmesi ve satılması yasak. Ancak üreticilerin ve bayilerin ellerinde kalan standart dışı stoklar nedeniyle finansal krize girmemesi için "Seri Sonu İzni" adı verilen yasal bir muafiyet (kota) sistemi uygulanmaktadır.
Bu muafiyet sisteminin şartları şunlardır:
- Binek Otomobiller (M1 Kategorisi): Bir markanın bir önceki takvim yılında tescil ettirdiği toplam otomobil sayısının en fazla %10'u kadar araca seri sonu izni verilir ve satışına müsaade edilecek.
- Ticari ve Diğer Araçlar: Bir önceki takvim yılında tescil edilen araç sayısının en fazla %30'u kadar araca muafiyet tanınacak.
- Düşük Hacimli Markalar: Bir önceki yılki toplam satışları 100 adedi geçmeyen markalar için bu muafiyet kotası 100 araca kadar çıkabilecek.
Markalar, bu kotalara giren araçların şasi numaralarını Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına ve TSE'ye bildirerek onay almak zorunda. Belirlenen bu yasal kotaları aşarak veya gerekli izinleri almadan GSR şartlarını karşılamayan araçları satan otomotiv şirketlerine ise, satılan aracın Özel Tüketim Vergisinin (ÖTV) yüzde 10'u tutarında idari para cezası uygulanacak.
Yeni araçlarda bazı güvenlik sistemleri standart olacak

GSR 3 ile birlikte sürücünün dikkatini takip eden sistemler daha önemli hâle geliyor. Gelişmiş sürücü dikkat dağınıklığı uyarısı, sürücünün yola odaklanıp odaklanmadığını izleyerek gerektiğinde uyarı verecek. Böylece özellikle uzun yol, şehir içi yoğun trafik ve filo kullanımlarında güvenlik seviyesi artırılacak.
Düzenleme yalnızca bu sistemle sınırlı değil. Akıllı hız desteği, acil frenleme, şerit takibi, geri manevra algılama, kaza veri kaydedicisi ve lastik basıncı izleme gibi birçok teknoloji GSR paketinin parçası. Kısacası araçların yalnızca güçlü motorlara değil, daha akıllı güvenlik altyapılarına da sahip olması gerekecek.
Yerli ve ithal araçlar aynı çizgiye geliyor

GSR’nin önceki aşamalarında Türkiye’de bazı ulusal tip onaylı araçlar ve ticari dönüşüm projeleri için geçiş süreleri konuşulmuştu. Bu nedenle düzenleme bir süre daha çok ithal araçlarla ilişkilendirildi. Ancak GSR 3 aşamasında temel beklenti, yerli üretim ve ithal yeni araçların aynı güvenlik standardında buluşması.
Bu da özellikle baz donanım paketleri için önemli. Çünkü bazı modellerde gelişmiş güvenlik sistemleri yalnızca üst paketlerde sunuluyordu. Yeni dönemde üreticiler, bu sistemleri daha geniş donanım seviyelerine yaymak zorunda kalabilir. Dolayısıyla 2026’dan sonra “en boş paket” kavramı güvenlik tarafında değişebilir.
Bazı özel araçlar için istisnalar olabilir
Her düzenlemede olduğu gibi GSR 3 tarafında da bazı özel durumlar var. Küçük seri üretim onayına sahip araçlar, ambulans veya itfaiye aracı gibi özel amaçlı taşıtlar standart binek otomobillerden farklı değerlendirilebiliyor. Bu araçlar için geçiş süreci ve uygulanacak teknik şartlar ayrı şekilde ele alınabiliyor.