Yetişkin bir yolcudan ziyade küçük çocuklar için bile oldukça küçük tasarlanan bu koltukların diz mesafesi yok denecek kadar az ve birinin sığması pek mümkün değil. Peki otomobil üreticileri bunu bilmiyor mu?
Elbette biliyorlar. Hatta bazı spor otomobillerin arka koltukları bilinçli bir şekilde tasarlanıyor. Üstelik amaçları da sandığımız gibi değil.
İçerikten Görseller
Spor otomobillerde arka koltuklar, bilinçli bir tasarım ürünü.

Her ne kadar bu koltukların bir tasarım hatası olabileceği fikri doğsa da aslında bu koltuklar spor otomobillere bilinçli bir şekilde yerleştiriliyorlar.
Bir spor otomobilin arka koltuklarını standart bir otomobilde olduğu gibi düşünmemek gerek. Çünkü dört kişilik bir otomobilde amaç, arka koltuklara da insanların oturmasını sağlamak.
Ancak spor otomobillerde bu koltuklar, genellikle alanı biraz daha genişletmek için kullanılıyor. Bagajda yer kalmaması halinde arka koltuk, bagaj görevi görebiliyor.
Mümkün olduğunca "sportif ve kompakt" kalsın anlayışı hakim.

Spor otomobil üreticilerinin amacı, aracın dört kişiyi rahatça taşıması değil; iki kişilik ama kompakt ve sportif kalması. Yani farklı şekillerde değerlendirilen arka koltuklar, performans odaklı üretilmiş de diyebiliriz.
Tabii işin biraz da pazarlama boyutu var: Genelde insanlar, özellikle aileler otomobil alırken koltuk sayısına dikkat ediyor. İki koltuklu bir otomobil, insanlarda hobi algısı yaratırken arka koltukları bulunan bir otomobil, aile otomobili gibi düşünülerek fazladan iki kişi daha taşır algısını doğuruyor.
Sigorta ve vergi tarafında da bazı avantajları var.

Bir aracın yüksek performanslı, iki kişilik bir spor otomobil olması ile 2+2 düzenine sahip, günlük kullanıma da uygun bir coupe olması aynı algıyı yaratmayabiliyor. Bu yüzden otomobilin sınıflandırılması ve risk profili, sigorta maliyetlerinde rol oynayabiliyor.
Vergi konusunda da benzer bir durum söz konusu. Tüm ülkelerde otomobiller, aynı kriterlere göre vergilendirilmiyor. Bazı sistemlerde motor hacmi, emisyon, ağırlık veya aracın kullanım amacı öne çıkarken bazı durumlarda koltuk sayısı da sınıflandırmada kullanılan kriterlerden biri oluyor.
Dolayısıyla 2+2 tasarım, bazı pazarlarda otomobili sınıflandırırken önem kazanıyor ve vergi konusunda da avantaj sağlıyor.
Tasarımlar, otomobilin karakteriyle bütünleşiyor.

Elbette sıraladığımız sebepler, spor otomobillerde arka koltuk kullanımını etkileyen faktörler arasında. Ancak bazı modellerde de artık iç tasarım, markanın kimliği haline gelmiş durumda. Buna en iyi örnek Porsche 911.
Uzun yıllardır 2+2 oturma düzenine sahip 911 ve buna benzer üretilen diğer modellerin tasarımını değiştirmek, bazı üreticiler için markanın karakterinden bir parça koparmak gibi düşünülebiliyor.