• TeknoGelecek 1: Dünya, 2100 Yılında Nasıl Bir Yer Olacak?
93
18
11
8
8
100 yıl önce kişisel uçan arabaları tahmin edenler ve bilgisayarın yaygınlaşmayacağını söyleyenler yanıldılar. Tüm başarısız tahminlere rağmen insanlık, gelecek hakkında düşünmekten hiç sıkılmadı. Yeni serimiz TeknoGelecek, sizi Webtekno ile zaman yolculuğuna götürecek: İlk yazımızda 2100’e doğru kısa bir yolculuğa çıkıyoruz.

Teknolojinin sürekli gelişmesini sağlayan, bunu yaparken de insanlığın kendi başına bela olduğu bir rahatsızlığı var: Geleceği garanti altına alma güdüsü. Evet, hastalıkları bitirmeye ve belki de ölümsüz olmaya çalıştığımız şu yıllarda, en büyük güdümüz kaygı. Acaba başka gezegende yaşayacak mıyız, acaba bir gün sonsuz enerji kaynakları üretebilecek miyiz, acaba ölmeden yaşayabilecek miyiz? 

Yine de hayal etmek, olabilecek en gerçekçi kurgusal geleceği düşünmek müthiş duygular uyandırıyor. Bilimin ilerlemesini sağlayıp kanseri tedavi edecek olan da bu duygunun ta kendisi. Webtekno, geleceği sürekli merak edenler için yeni bir yazı dizisine başlıyor, aklınızdaki soru işaretlerine cevap bulmaya çalışıyor. Hazırsanız, artık çok da uzakta olmayan 2100 yılına gidiyoruz.  

Bundan bir asır önce bugünleri tahmin edenlerin büyük bir kısmı yanıldı. Hatta IBM’in Kurucusu Thomas J. Watson, daha yakın bir tarih olan 1943 yılında “Dünyada sadece 5 bilgisayarı kaldırabilecek bir pazar görüyorum” demişti. Bugün, en popüler teknoloji ürünleri arasında kişisel bilgisayarlar başı çekiyor. Evinizde, iş yerinizde, cebinizde bu bilgisayarlardan var. IBM, bugün dünyanın en gelişmiş kuantum bilgisayarlarını üreten şirket konumunda.  

Gördüğünüz gibi yanılgılar, aslında gelecek hakkında doğru tahminler yapmamızı sağlamıyor. Yine de günümüz teknolojik gelişim hızının her geçen dönem arttığını biliyoruz. Bu nedenle geleceğe ilişkin tahminler yaparken, olabildiğince gerçekçi bakış açılarını kurguladık: 2100’ün dünyasını 7 farklı başlık altında değerlendirdik. 

1. Yapay zekalar hiç olmadıkları kadar doğal:  

Terminator, I Robot, Matrix gibi unutulmaz filmlerin etkisinden çıkamadıysanız, bir yanılgıya düştünüz demektir. Bu filmlerde yapay zekalar, insanların daha kolay düşünebilmeleri adına görselleştirildiler. Robotlar, robotlar, robotlar... Aslında “yapay zeka” terimi bile başlı başına bir evreni temsil ediyor. Bu çerçevede genel bir değerlendirme yapacak olursak, 2100’ün dünyasında attığınız her adımda yapay zekalar olacak. Belki de adım attığınız mekanlar, yapay zekalar sayesinde var olacaklar.  

Bugün akıllı telefonlar, saatler, otonom araçlar, sağlık teknolojileri, uzay teknolojileri, kitle iletişim cihazları gibi pek çok alanda yapay zekalar var. Bir örnekle size ne kadar hızlı geliştiklerini açıklayalım:  

1997 yılında Dünya Satranç Şampiyonu Gary Kasparov, satrançtan başka bir şey bilmeyen yapay zeka yazılımı Deep Blue tarafından mağlup edildi. Bir insan, bir makineye satranç tahtası üzerinde boyun eğdi. Deep Blue, geri düştüğü maçta Kasparov’un oyun stilini çözmüştü. Kasparov 3 dakikada sadece 540 hamle hesaplayabilirken, Deep Blue 9 milyar hamle hesaplayabiliyordu.  

Aradan 20 yıl geçti, 2017’de Google’ın yapay zekası AlphaGo, satrançtan daha karmaşık olan Go oyununda Dünya Şampiyonu Lee Sedol’ü açık ara farkla yendi. 

Deep Mind, satrancı IBM mühendislerinin çalışmalarıyla öğrenmişti. AlphaGo ise Go oyununu hiçbir insan müdahalesi olmadan öğrendi. Yapay zeka, 700 yıllık resmi Go karşılaşmalarını analiz ederek oyunun kitabını baştan yazdı.  

Bu örnekten yola çıkarak 80 yıl sonrasının dünyasında nelerin olabileceğini hayal etmek çok ürkütücü değil mi? Muhtemelen bu işin başını çekecek olan Google’a göre yapay zekalar, yaşadığınız şehirleri, direksiyonsuz otomobilleri, beyin ameliyatlarını kontrol edecekler.  

2. Otonom teknolojiler ve yeni nesil üretim: 

Yapay zekalardan sonra onların en çok kullanılacakları alana gelelim. Çoktan yok olan meslekleri duymaya başladık. Doktorluk, pilotluk, bant işçiliği ve daha nicesi... Sanayi 4.0’ı tartıştığımız üretim maceramızdaki sonraki adım, insanı ciddi oranda ortadan kaldırabilir. Uzmanlara göre 2100 yılına kadar otonom üretim sistemleriyle ortaya çıkan işsizlik, büyük bir küresel krize kapı aralayacak. Füturistler, çoktan Sanayi 5.0’ın adını anmaya başladılar. 

Sanayi 5.0, insan ve makinelerin hiç olmadığı kadar uyum içerisinde çalıştıkları bir üretim geleceğini tanımlıyor. İnsanlar, artık üretim aşamasında çekilmeye ve üretileni diğer insanlara tanıtmaya odaklı işlere yönelecekler. Fabrikalar sadece gündüzleri değil, tatil yapılmadan, günün her saati çalışacaklar. Üretim hiç olmadığı kadar fazla, seçenekler içinde boğulacağımız kadar çok olacak.  

3. İnsan mı yoksa nesne mi? 

Bilim insanları, beyin-makine arayüzleri konusunda oldukça ciddi yol kat ettiler. Sadece düşüncelerle yönlendirilebilecek yazılımlar ve makineler yaygınlaşırsa bu, geleceğin en büyük buluşlarından birisi olabilir. Bir diğer konu ise beyin-beyin arayüzleri olacak, insanları birlerinin düşüncesini okuyabilecekler. İletişim, tekno-telepatiyle şekil değiştirecek. Böyle bir yeniliğin çok büyük etik sorunlara yol açabileceği ihtimali de var. Hatta yeni bakış açılarına göre beyin-beyin arayüzleri, yapay zekalardan daha tehlikeli görülüyorlar.

Tüm bunların ise tek bir ortak noktası var: Nesnelerin İnterneti. Kısaca insan, nesnelerin internetinde bir nesne gibi ağın kendisine dahil olabilecek. Hemen heyecanlanmayın, çünkü daha önümüzde gelişmesi gereken karma gerçeklik teknolojileri de var. 

4. Çocuğunuzu Mars’ta kreşe götürmek: 

Elon Musk ile konuya girecek olursak, kendisi 2100’lü yılların başına kadar Mars’taki insan nüfusunun 1 milyonu bulacağını tahmin ediyor. Bunun için ilk resmi denemeler ise 2020’li yıllarda başlayacak. İnsanoğlu, muhtemelen toplumun seçkin tabakasından olan üyeleriyle birlikte, mahvettiği Dünya'dan ayrılacak. Mars’ta yapılabilecek ilk iş ise madencilik olacak.

Daha şimdiden bunun için ne kadar iş gücünün gerektiğine yönelik hesaplamalar yapılıyor. Eğer o günlere kadar gelişmiş gözlem sistemleriyle evrenin farklı köşesindeki canlıları keşfetmezsek, uzay işgallerine çoktan başlamış olacağız.  

5. Enerji ve çevre:  

Artık Dünya eskisi gibi bir yer değil. Hava koşulları sertleşmeye, değişimler kendisini hissettirmeye başladı. Tarihin en büyük felaketi olması beklenen Sera Dünyası sürecine girmek için, ortalama hava sıcaklıklarının sadece 2 santigrat derece daha artması gerekiyor. Bilim insanlarına göre bu eşiği geçersek, dünya geri dönüşü olmayan bir yola girecek. Doğanın her kitlesel felaketten sonra kendisini toparlama refleksine balta vurulmuş olacak.

Araştırmalara göre 2100’lü yıllarda dünya üzerinde hala yaşamak zorunda kalan toplumlar, yani torunlarınız, artık o kadar da keyifli yaşamayacaklar. Belki kanserin çaresi bulunacak, belki yapay zekalarla her şey daha kolay olacak, ancak ne yazık ki önlem alınmazsa ömürleri sizin kadar uzun olamayacak.

6. Sosyal yaşam:  

Yukarıda beyin-beyin arayüzlerinden bahsetmiştik. Bilim insanları, gelecekte sosyalleşmek için bu tip teknolojilere ihtiyaç duyacağımızdan söz ediyorlar. Artık şekil değiştiren iletişim yolları ortaya çıkacak. Örneğin Facebook’un Spaces teknolojisi, sanal ortamda sosyal medya deneyimi yaşatıyor.

Sanal gerçeklik gözlüklerini takıp, arkadaşlarımızla hiç olmadığı kadar gerçekçi mekanlarda iletişim kuracağız. Bir an için beyin-beyin arayüzleriyle Facebook Spaces’i bir araya getirin: Matrix’in kapısını biraz araladık, değil mi? 

7. Moleküler teknoloji ve sağlık: 

2100’lü yıllar için en mantıklı gelecek öngörüleri arasında sağlık teknolojileri var. Günümüzde anlık EKG raporunuzu çıkartan akıllı saatler satıştayken, gelecekte bundan daha fazlasını görmeyeceğimizi kimse söyleyemez. Sadece doğduğunuzda vücudunuza enjekte edilebilecek bir grup sensör, hayatınız boyunca doktorunuzun yanına gitme ihtiyacını ortadan kaldırabilir. Genetik mühendisliği teknikleriyle, çok sayıda hastalık tarih olmaya başladı bile.

Daha uzun yaşam için önünüze engel koyan çok fazla çevresel şart olsa da geleceğin insanları, bu şartlardan bağımsız olarak daha sağlıklı olacaklar.  

Bir Webtekno serisi TeknoGelecek’in yeni yazısında görüşmek üzere. O zamana kadar, gelecek ile ilgili merak ettiğiniz her türlü konuyu, görüş ve önerilerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bize gönderebilirsiniz. Takipte kalın :)

93
18
11
8
8
Emoji İle Tepki Ver
93
18
11
8
8