Türkiye’de elektrikli araç ekosistemi son yıllarda büyük bir ivme yakaladı. 2016’da yalnızca 737 adet olan elektrikli araç sayısı, 2023’ten sonra adeta patlama yaşayarak 2026 Ocak itibarıyla 389.134 seviyesine ulaştı. Bu artış, hem kullanıcı talebinin hem de sektörel yatırımların hızlandığını ortaya koyuyor.
Özellikle 2023 sonrası dönemde yaşanan sıçrama dikkat çekiyor. 2022’de 14.896 olan araç sayısı, 2023’te 80.826’ya, 2024’te ise 185.513’e yükseldi. 2025’te 373.733’e ulaşan toplam sayı, elektrikli araçların artık niş değil, ana akım bir tercih hâline geldiğini gösteriyor.
Şarj altyapısı 40 bin sokete yaklaştı

Elektrikli araç sayısındaki bu hızlı artış, şarj altyapısına yapılan yatırımları da beraberinde getirdi. Mart 2026 itibarıyla Türkiye genelinde toplam 39.694 şarj soketi bulunuyor. 2025 başında 26.941 olan toplam soket sayısının yıl sonuna doğru 38 binin üzerine çıkması, altyapının da araç sayısına paralel büyüdüğünü ortaya koyuyor. Ancak bu büyümenin yeterli olup olmadığı ise tartışma konusu olmaya devam ediyor.
AC ve DC şarj dağılımı nasıl?

Şarj altyapısının detaylarına baktığımızda, AC ve DC soketler arasında belirgin bir dağılım görülüyor. 2026 Ocak verilerine göre:
- AC şarj soketi sayısı: 22.635
- DC şarj soketi sayısı: 17.059
AC soketler daha yaygın konumdayken, DC soketler hızlı şarj imkânı sunduğu için kritik öneme sahip. Özellikle uzun yolculuklarda DC altyapısının yaygınlaşması, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Toplam soket sayısındaki artışa rağmen, hızlı şarj sağlayan DC istasyonların oranı hâlâ sınırlı. Bu da gelecekte yapılacak yatırımların büyük ölçüde DC altyapıya odaklanacağını gösteriyor.