İyi Oyuncuları Kötü Senaryoya Kurban Eden Yeni Netflix Filmi: Project Power [İnceleme]

39
4
3
2
1
Netflix’in süper kahraman temalı aksiyon filmi The Project Power'a yakından bakıyoruz. Jamie Foxx, Joseph Gordon-Levitt gibi önemli isimlerin yer aldığı film, bugüne kadar görmeye alıştığımız pek çok filmin tekrarı gibi.

Netflix son yıllarda ana akımdan farklı süper kahraman filmleri çekmeye başladı. Alternatif süper kahraman filmleri diyebileceğimiz bu kategoride daha önce orgların polis memuru oldukları Bright ve ölümsüz bir grup insanın macerasını konu edinen The Old Guard gibi filmler gördük. Netflix’in bu kategoride yer alan son filmi olan görsel efektleriyle göz dolduran Project Power oldu, ​film 14 Ağustos’ta yayınlandı.

Project Power içeriğinden çok oyuncularıyla dikkat çekiyor. Zincirsiz (Django: Unchaned) filmi ile tanınan Jamie Foxx ve Başlangıç, Don Jon ve Snowden gibi filmlerle adını duyuran Joseph Gordon-Levitt’i başrollerde görüyorz. Filmi taşıyan ana unsur bu iki kaliteli oyuncu ve görsel efektler olurken, senaryo ve kurgu gibi bir diğer unsurların kalitesi için söyleyecek pek de iyi şeyler yok. Gelin hep beraber Project Power filmine yakından bakalım.

Netflix filmi Project Power:

  • Yönetmen: Henry Joost, Ariel Schulman
  • Tür: Bilim Kurgu, Aksiyon
  • Oyuncular: Jamie Foxx, Joseph Gordon-Levitt, Dominique Fishback, Machine Gun Kelly, Rodrigo Santoro, Casey Neistat

New Orleans sokaklarında gizemli bir hap ile ilgili söylentiler yayılır. Hapı kullananlarda birbirinden farklı süper güçler ortaya çıkmaktadır. Ancak kimse hapı kullanana kadar neler olacağını bilemez. Bölgedeki suç oranları artışa geçince hırslı bir polis memuru, eski binbaşı ile birlikte harekete geçer.

Hikayedeki boşlukları rap yaparak dolduramazsınız: 

Annesi diyabet olduğundan dolayı yasa dışı işler yaparak ilaç masraflarını çıkartmaya çalışan, bir yandan da amatör rap sanatçılığı yapan Robin, hikayenin merkezinde yer alıyor. Böyle olmasına rağmen film boyunca kendisini önemseyor, ciddiye alamıyoruz. Her an rap yapabilecek bir potansiyele sahip olan kızımız bir yandan da yasa dışı işler yaptığı için izleyiciye, resmen kendi içinde ahlak savaşı yaşatıyor.

Robin’in filmde birden çok kez rap müzik icra etmesini de izledik ve bir yerden sonra artık baymaya başladı. İlkinde hoş bir dokunuş olmuş diye düşünürken artık üçüncü de “Acaba Killa Hakan’la düet mi yapsa?” diye düşündük. Sanıyoruz ki Fight Kulüp için biçilmiş kaftan.Robin’in annesiyle arasında olması gereken duygusal bağı da hissedemedik. İlişkileri hem boşlukta kaldı hem de geçmişe dönük bir sahneyle pekiştirilmedi.

Karakterler arasındaki ikili ilişki tamamen gelişigüzel yazılmış ve havada bırakılmış:

Robin’in babası portal açıp kayboldu ya da “Hanım ben süt almaya gidiyorum.” diyip bir daha dönmedi de o yüzden mi hakkında hiçbir bilgimiz yok? Sadece Robin ve annesi arasında olan bir boşluk olsa göz ardı edilebilirdi. Ancak senaryonun genel olarak bu konuda bir eksikliği var. 

Joseph Gordon-Levitt’in canlandırdığı polis memurunun motivasyonunu da bir türlü çözemedik. Nereden geliyor bu tutku? Durmadan birilerini yakalamak istiyor ve işini iyi yapabilmek için Robin’den güç hapları alıyor. Karakterin, izleyiciyle arasında bir bağ kurulmadığı için bir yerden sonra kafayı sıyırmış bu deyip kabulleniyorsunuz artık durumu. Altyapısından ve geçmişinden hiç bahsedilmediği için sadece kafayı sıyırmış bir polis memuru olarak kalıyor akıllarda. 

Bir diğer önemli karakter Art ise aşırı rahat bir tavır sergiliyor. Kızı kaçırılmış bir insanın depresif ve öfkeli olması gerekirken, Art oldukça gevşek. Kızıyla arasındaki ilişki de örülmediği için seyirci finalde hiçbir şey hissetmiyor. Final ise tamamen klişe. Filmi ikiye bölecek olursak; ilk yarısı klişeden uzak olsa da ikinci yarısı klişelerden besleniyor.

Project Power fikir olarak çok potansiyeli olan bir film. Akıllara direkt Limitless filmini getiriyor. Her iki filmde de insanlara olağanüstü etkiler yapan haplar yer alıyor. Limitless filminin aynı evrende geçen bir polisiye dizisi de bulunuyor. Netflix bunu örnek alıp aynı hikayeyle bir polisiye dizisi yapsaydı fena olmazdı. Belki de film yerine dizi senaryosu isteselerdi daha iyi pekiştirilmiş, altyapısı daha iyi örülmüş bir proje olabilirdi.

İyi oyuncu seçimi, ancak karakterler vasatın altında:

Joseph Gordon-Levitt gibi bir oyuncuya daha az ekran süresi vermek ne kadar doğru tartışılır fakat kendisini yıllar sonra bir filmde izlemek iyi geldi. En son Snowden filminde izlediğimiz tecrübeli oyuncu bu sefer de rolünün üstesinden hakkıyla geldi. Oynadığı her karaktere uyum sağlayabilmek ve o rolde sırıtmamak zor iştir. 

Jamie Foxx ekran karizmasıyla ve karaktere kendinden kattığı ufak detaylarla oyunculuğundan söz ettirdi. Rol arkadaşından biraz daha fazla ekran süresine sahip olan Jamie Foxx, bu süreyi çok iyi değerlendirdi. Filmi sırtlayacak kadar olmasa da isminin kalitesinden ödün vermedi. 

Süper kahraman temalı bir aksiyon filmi ama aksiyon sahnesi çok az:

Filmin renk paleti ve görüntü yönetmenliği çok iyi. Yiğidi öldür hakkını yeme. Simetrik çekimler ve canlı renk kullanımı filme ayrı bir boyut kattı ve Wes Anderson filmi izliyormuş gibi hissettirdi. Yönetmenler de iyi bir iş çıkardılar. Böyle sıkıntılı bir senaryoya rağmen su gibi akıp giden, keyifli bir film yaptılar.

Aksiyon filmi olmasına rağmen çok fazla aksiyon sahnesi bulunmuyor. Olan aksiyon sahneleriyse yenilikçi bir kamera açısı için kurban edildi diyebiliriz. Camın içinden çekilen bir dövüş sahnesi var ki dövüş koreografisini yarım yamalak izletiyor. Bu sahne aynı anda iki farklı olayı izletmek üzerine tasarlandığı için farklı bir yol izleniyor. Kamera kullanımı izleyicileri ikiye bölse de sinemada böyle çekimlere ihtiyaç var. 

Project Power’ın görsel efektleri ortalama bir Netflix filminin çok üstünde. Bütçenin çoğunun görsel efektlere ayrıldığını söyleyebilir ve aksiyondaki azlığın sebebini buna bağlayabiliriz. Güç hapının verdiği özel güçler çok iyi gösterildi. Resmen göz doldurdu. Böyle efektler izlemeyi özlemişiz. Kimse artık sırıtan efektler görmek istemiyor.

Project Power senaryonun her şey olduğunun kanıtı niteliğinde:

Bu film bize -geri kalan her şey iyi olsa bile- senaryo kötü yazıldığında filmin de kötüleştiğini kanıtlıyor. Keşke senaristimiz Mattson Tomlin de filmdeki haplardan birkaç tane içseydi de böyle bir senaryo yazmasaydı. Umarız The Batman filminde de bunun gibi bir senaryo izlemeyiz.

Project Power, genel olarak zaman öldürmek için ya da görsel efektleri için izleyebileceğiniz bir film. Eğer bu tarz aksiyon filmlerinden keyif alıyorsanız izleyin ancak tam tersiyse şans vermeyin.

39
4
3
2
1
Emoji İle Tepki Ver
39
4
3
2
1