27
7
2
2
1
Uzay ortamı Dünya'dan çok farklı olduğu için insanlar üzerindeki etkisi de çok farklı olabiliyor. NASA'daki bilim insanları da bu etkileri tam olarak görebilmek için ikizler deneyini gerçekleştirdi.

Araştırmacılar, Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki koşulların aynı olduğu  ikiz astronotları karşılaştırarak gen ifadesindeki değişiklikleri görmek için nadir bir fırsat buldular. İkizlerden biri uzayda bir yıla yakın zaman geçirirken diğeri Dünya'da kaldı.

Uzay istasyonunun ortamı, epigenetik adı verilen bir işlemle gen ifadesinde değişikliklere neden oldu.

NASA’de yer alan bilim insanları, astronotların deneyimledikleri farklı fiziksel streslerin onları farklı yollardan etkileyeceğini zaten biliyordu. Astronotların genetik arka planlarına dair çalışmalar, bazı astronotların Dünya’ya geldikten sonra sağlık problemleri konusunda neden daha hassas olduğunu açıklayabilir. Elde edilen sonuçlara göre daha ‘savunmasız’ astronotlar için ilaçlar geliştirilebilir.

Uzun Uzay Görevlerinden Sonra Sağlık Durumu

Uzaydaki uzun süreli görevlerinin sağlığa etkisinin sonuçları tam olarak anlaşılabilmiş değil. Astronotlar, uzun vadeli uzay görevlerinden döndükten sonra bile mental ve fiziksel olarak gayet sağlıklı kalabiliyorlar. Yine de bu gibi görevlerin sağlık sonuçları arasında nedenleri araştırılmakta olan kardiyovasküler kondisyon kaybı ve görme problemleri olduğu kabul edilmiş durumda.

NASA'daki bilim insanları, Uluslararası Uzay İstasyonu (International Space Station, ISS) ortamının gen ifadesini nasıl etkilediğini araştırıyor. Epigenetik alanı bunları mikro yerçekimi, görece yüksek karbondioksit seviyesi ve muhtemelen radyasyon dalgalanmaları gibi çevresel faktörlerle açıklıyor.

Araştırmacılar ayrıca astronotların eşsiz DNA’larının uzay istasyonu ortamına nasıl cevap verdiğini de bulmak istiyor.

İkizler

İkiz astronotların istisnai çalışmasının ön sonuçları, uzay yolculuğunun farklı organlardaki gen ifadesini etkileyebileceği fikrini destekliyor. 2015-2016 arasında, astronot Scott Kelly, 340 gün boyunca Uluslararası Uzay İstasyonu’nda, ikiz kardeşi Mark ise Dünya’da kaldı. Scott’ın basit genetik kodları herhangi bir değişikliğe uğramadı fakat uzay istasyonunun ortamı, bu kodun dokuya dönüştürülme yolunu etkiledi.

İkiz araştırmasında yer alan araştırmacı Christopher Mason’a göre, bu değişiklikler bağışıklık sistemi ve kemik formasyonuyla uygun bir şekilde biyolojik bir yolla meydana geldi. Bu gen ifadeleri, olası risklerin kategorizasyonunu “düşük, orta ve yüksek” olarak değiştirdi.

Mason’a göre, gen ifadesindeki düşük riskli değişiklikler, Scott dünyaya geldikten sonra normale döndü. Orta ve yüksek risk seviyesindeki değişiklikler ise altı aydan sonra bile bir değişim göstermedi ve meydana gelen bu değişikliklerin sürekli gözlemlenmesi gerekiyordu.

Bu ikiz deneyi bazı şeyleri kanıtlamasına rağmen uzay ortamının yarattığı değişiklikleri daha iyi bir şekilde gözlemlemek için yeterince ikiz astronot bulunmuyor. Yine de Mason’a göre, gerçekleştirilen bu ikiz araştırması, bu tarz araştırmalar için kilometre taşı olacak.

Ayrıca, uzaya gitmeden önce gözlerinde herhangi bir sorun olmayan bazı astronotların Dünya’ya döndükten sonra gözlük takma ihtiyacı hissettiği de araştırmada yer alıyor.

Kaynak : https://singularityhub.com/2019/01/25/twins-in-space-the-impact-of-space-travel-on-gene-expression/#sm.000j7z4n81369e66znl25p9sf95vl
27
7
2
2
1
Emoji İle Tepki Ver
27
7
2
2
1