İkinci el araba bakarken kilometre 200 bini geçti mi insan ister istemez bir düşünüyor. Ama bazı benzinli motorlar var ki 200 bin kilometre onlar için yolun sonu değil, anca ortası.
Tabii hiçbir motor gerçekten ölümsüz değil; bakımı aksatılmış, hararet görmüş veya yıllarca hor kullanılmış bir motorun üzerindeki logo da onu kurtarmıyor. Ama geçmişi temiz ve bakımları düzenli bir otomobil söz konusuysa bazı motorlar yüksek kilometrelerde bile gönül rahatlığıyla değerlendirilebiliyor. Gelin şimdi bu motorlara ve alırken dikkat etmemiz gerekenlere bakalım.
İçerikten Görseller
+1
Toyota 1.6 1ZR-FE

Toyota’nın 1.6 litrelik 1ZR-FE motoru, özellikle Corolla ve Auris gibi modeller sayesinde Türkiye’de oldukça tanınan bir motor ailesi. Atmosferik yapıda olması, turbo bulunmaması ve nispeten sade mekanik yapısı onu yüksek kilometre kullanıcıları için cazip hale getiriyor.
Alırken nelere dikkat etmeli?
- Yağ tüketimi: Özellikle yüksek kilometreli örneklerde yağ seviyesinin ne sıklıkta tamamlandığını sorun. Egzozdan mavi duman ve yağlı buji gibi belirtiler kontrol edilmeli.
- Devirdaim ve soğutma sistemi: Antifriz kaçağı, eksiltme veya geçmiş hararet belirtilerine bakılmalı.
- Valvematic konusu: Araçta Valvematic donanımlı 1ZR-FAE gibi farklı bir versiyon varsa Valvematic sistemi ayrıca kontrol edilmeli; 1ZR-FE ile 1ZR-FAE birbirine karıştırılmamalı.
Honda K20 / K24

Honda’nın K serisini özel yapan nokta biraz farklı. Bu motorlar sadece uzun ömür için düşük güç üreten üniteler değil; gerektiğinde yüksek devir çevirebilen ve bunu yıllarca yapabilecek şekilde tasarlanmış oldukça sağlam bir temel mimariye sahip. Krank, blok ve silindir kapağı tarafındaki başarılı mühendislik sayesinde K20 ve K24 ailesinin bakımlı örnekleri ciddi kilometreler görebiliyor.
Alırken nelere dikkat etmeli?
- Yağ tüketimi ve kaçaklar: Yaşı ilerleyen K serilerinde yağ seviyesi, kaçaklar ve egzoz dumanı kontrol edilmeli.
- Zincir ve gergi: Soğuk ilk çalıştırmada zincir bölgesinden anormal şakırtı gelip gelmediği dinlenmeli.
- Supap ayarı: Özellikle yüksek kilometrede supap boşluklarının kontrol edilip edilmediği ve motorun rölantide düzgün çalışıp çalışmadığı önemli.
Toyota 1.5 1NZ-FE

Yine küçük hacimli bir motorla devam ediyoruz. Yaris başta olmak üzere birçok Toyota modelinde kullanılan bu 1.5 litrelik atmosferik motor, özellikle şehir içi kullanımda ekonomik ve sade yapısıyla dikkat çekiyor. Düzenli bakım görmüş örneklerde motorun mekanik dayanıklılığı oldukça iyi bir üne sahip.
Alırken nelere dikkat etmeli?
- Rölanti dalgalanması bulunuyor mu?
- Yağ kapağında anormal kurum veya çamur oluşumu var mı?
- LPG kullanıldıysa bakım geçmişi ayrıca incelenmeli.
Renault 1.6 16V K4M

Türkiye yollarında yıllardır Megane, Scenic, Clio ve Symbol gibi birçok modelde karşımıza çıkan K4M motoru, sade atmosferik yapısıyla yüksek kilometrede tercih edilen seçeneklerden biri. Usta ve parça erişiminin kolay olması da bu motoru ikinci elde avantajlı hale getiriyor. K4M tamamen kusursuz bir motor değil. Ateşleme bobinleri, krank sensörü, termostat çevresi ve triger bakımının ihmal edilmesi gibi konular yaş ilerledikçe önem kazanıyor. Ancak düzenli bakımlı bir örnekte bu sorunların çoğu yönetilebilir bakım kalemleri olarak değerlendiriliyor ve motorun genel dayanıklılık algısını tamamen ortadan kaldırmıyor.
Alırken nelere dikkat etmeli?
- Triger setinin ne zaman değiştiği belgeli olmalı.
- Bobin ve buji bakımları kontrol edilmeli.
- Soğutma sistemi kaçak açısından incelenmeli.
Mazda 2.0 Skyactiv-G

Yüksek sıkıştırma oranına rağmen turbo kullanmayan bu motorlar, verimlilik ve dayanıklılığı birlikte sunmayı hedefleyen farklı bir mühendislik anlayışına sahip. Ancak burada diğer motorlardan farklı olarak bakım kalitesi ve doğru yağ kullanımı daha fazla önem taşıyor. Çünkü modern motorların çalışma toleransları daha hassas olabiliyor.
Alırken nelere dikkat etmeli?
- Direkt enjeksiyon sisteminin bakımı kontrol edilmeli.
- Motorun soğuk ve sıcak çalışma performansı test edilmeli.
Atmosferik motorlar, daha az basınç altında çalışması ve daha sade yardımcı sistemlere sahip olması uzun vadede bazı riskleri de azaltıyor. Turbo, intercooler, yüksek basınçlı besleme gibi ek sistemler olmadığı için arıza ihtimali tamamen ortadan kalkmasa da bakım süreci biraz daha öngörülebilir hale gelebiliyor.