Tümü Webekno

Kategoriler

Hakkımızda Yazarlar Ödüllerimiz Künye Gizlilik İletişim
  1. Webtekno
  2. Bilim Haberleri

2008'de Dünya'ya Düşen Gök Taşı, Güneş Sisteminin Gizemini Çözdü

Webtekno'yu Google'a ekleyin

Gök taşlarında bulunan 4,5 milyar yıllık izler, Güneş sisteminin oluşumunda yerçekiminin yanı sıra güçlü manyetik alanların da rol oynadığını gösteriyor.

2008'de Dünya'ya Düşen Gök Taşı, Güneş Sisteminin Gizemini Çözdü

Güneş henüz tam olarak şekillenmeden çok önce, minik kaya parçacıkları erken Güneş sistemindeki manyetik kuvvetleri kaydetmeye başlamıştı bile. Bilim insanları ise 4,5 milyar yıldan daha uzun bir süre sonra bu kadim kayıtları nasıl okuyacaklarını keşfetti.

Meteoritler üzerinde yapılan yeni bir inceleme, Güneş sistemimizin ve belki de evrendeki diğer birçok gezegen sisteminin oluşumunda yerçekiminin tek başına hareket etmediğini, manyetizmanın da bu süreçte kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Manyetik alan genç Güneş'i beslemiş olabilir

2

Güneş ve gezegenleri ortaya çıkaran çalkantılı gaz ve toz bulutunun güçlü bir manyetik alanla kaplı olduğu anlaşıldı. Purdue Üniversitesi'nden gezegen bilimci Cauê Borlina, Dünya'ya 2008 yılında düşen bir gök taşındaki demir içeren minik mineral kalıntılarını incelediklerini belirtti. Güneş'ten ve gezegenlerden daha önce katılaşan bu yapılar, Güneş sisteminin en erken aşamalarında Dünya’nın bugünkü manyetik alanından birkaç kat daha güçlü bir manyetik alanın varlığını doğruladı.

Simülasyonlar, güçlü manyetik alanların genç yıldızlara doğru daha fazla gaz taşıdığını gösteriyor. Güneş'in ilk oluşum evresinde her yıl 300 Dünya kütlesinden fazla gaz yuttuğu tahmin ediliyor ve yeni ölçülen manyetik alanın bu beslenme sürecine önemli ölçüde katkı sağlayacak güçte olduğu belirtiliyor. Araştırmacılar, evrendeki sistemlerin oluşumunda manyetizmanın etkisinin göz ardı edilemeyeceğini vurgularken, bulguların kesinleşmesi için daha fazla gök taşı örneğinin incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

YORUMLAR

(1)
Yorumunuz minimum 30 karakter olmalıdır. (0)
Mustafa Çetin 1 hafta önce
Dünyada ilk olarak arizonadaki bringer kraterinde keşfedilen ve mikroskobik örneğiniyle ilk defa ingiliz mineorolog (lonsdale)tarafından kendi adıyla lireratöre kazandırılan grafitin kristalleşmesi sonucu oluşan altıgen iskeletli (lonsdaleite)kübik iskelet yapısındaki elmas,sonradan bu karnaşık yapılı mineral özerinde yapılan labaratuvar çalışmalarında bu mineralin açık ifadesi olarak bunun ki oluşum sırasında oluşan ısı ve basınçtan kaynaklı bunun bir diyafit içeren nanokompozit olduğu teyit edilmiş.işte bu özellikteki diğer dünya örnekleri mikroskobik örneklerine göre devasa olabilecek tam 144 gr ağırlığında ve 45 cm küp hacminde bir örneğe sahibim. Fakat beş senedir yaşadığım ki kendi ülkem olmasına rağmen ne üniverditlerine ne akademisyenlerine ne de insanına gövenim olmadığı için,sürekli bocalanıyorum.ve çıkış yolu bulamıyorum.dünyada bir örneğinin olmadığını biliyoru.bilimsel evren araştırmalarında çığır açabilecek özellikte.Namuslu,şerefli onurlu insan arıyorm.ve maallesef yok.
Tüm yorumlar yüklendi (1 yorum)