Aslında Doğa İçin ‘Arılardan Bile Daha Yararlı Olabilen’ Sinek Türleri Hakkında İnanmakta Zorlanacağınız 10 Gerçek

14
2
2
0
0
Milyonlarca yıldır dünyamızda olan sinekler, insanlık var olduğu günden beri de bizimle beraberler. Binlerce farklı sinek türü arasından bazıları öldürücü virüsler taşırken bazıları insana pek yanaşmaz bile. Gelin sinek türleri hakkında bazılarını ilk kez duyacağınız sıra dışı bilgilere yakından bakalım.

Yaz günü ev biraz serinlesin diye camı açtınız ve açtığınız gibi vız vız sesler geliyor, demek ki karasinek var. Öylece otururken ensenizde bir iğne batması hissettiniz, demek ki sivrisinek var. Kestiğiniz karpuzdan birkaç dilim tabakta kaldıysa üstü hemen meyve sineği dolar. Daha sayısız örneğini verebileceğimiz bu durumlardan da anlaşılacağı üzere sinek türleri hayatımızın ayrılmaz bir parçası halindeler.

Sinek türleri tabii ki hayatımızın bir parçası olacak çünkü biz daha ortalarda yokken, milyonlarca yıl önce onlar vardı. Elbette zaman içinde evrim geçirdiler ama bazıları hala insanlık için öldürücü virüsler taşımaya devam ediyor. Bazıları ise yalnızca otlakçı gibi ortalardaki besinlerimize dadanıyor. Sinek türleri hakkında pek çoğunu ilk kez duyacağınız oldukça ilginç bilgilere gelin yakından bakalım.

Sinek türleri hakkında sıra dışı bilgiler:

  • Sinek türleri kolay kolay hayatımızdan çıkmayacak.
  • Sineklerden ölümcül hastalıklar kapmak işten bile değil.
  • Karasinekler yemeklerimize tükürürler.
  • Sineklerin tat alma organları biraz farklı bir yerde.
  • Sinekler neden var hiç düşündünüz mü?
  • Bir zamanlar sinekler sayesinde cinayetler aydınlatılıyordu.
  • Bazı sinek türleri kimsesiz bitkilerin dostu olurlar.
  • Sinekler arkalarını bile görebilir.
  • Uzayda bile sinek var.
  • Dünyanın en büyük sineğine bulaşmak istemezsiniz.

Sinek türleri kolay kolay hayatımızdan çıkmayacak:

Tabii etrafta çok sinek varsa bataklığı kurutmak gerekir deyimini hepimiz biliyoruz ama doğal sürece baktığımız zaman sineklerin kolay kolay ortadan kaybolmayacağını söyleyebiliriz çünkü akıl almaz bir hızda çoğalıyorlar. Bir meyve sineği yaklaşık iki hafta yaşar ve üç günde bir yumurtlar. Her seferinde yaklaşık 500 yumurta bırakır. Karasinek ise koşullar uygun olursa iki aya kadar yaşayabilir ve yaklaşık 150 yumurta bırakır. Buyrun sayıları siz hesaplayın.

Sineklerden ölümcül hastalıklar kapmak işten bile değil:

Türlerine göre değişse de genel olarak sinekler çöplükler ve leşler üzerinde bol bol vakit geçirirler, hatta buralara yumurtlarlar. Hal böyle olunca da her türlü virüse, mikroba ve bakteriye maruz kalırlar. Gelip de bizi soktuğu zaman ya da yemeğimize konduğu zaman aralarında dizanteri, ishal, kolera, tifo, cüzzam, şarbon, tularemi, tüberküloz, çocuk felci gibi ölümcül türlerin olduğu en az 65 hastalığı insanlara bulaştırırlar. 

Karasinekler yemeklerimize tükürürler:

Evet, vız vız öttükleri yetmiyormuş gibi bir de yemeğimize tükürüyorlar! Tabii bunu keyiften yapmıyorlar. Karasineklerin bildiğimiz anlamda bir ağzı yoktur, bu nedenle ısırıp çiğneyemezler. Tükürükleriyle bir tür enzim bırakırlar ve böylece katı yiyecek sıvılaşmış olur. Sıvı yiyecek de karasinek tarafından afiyetle yenir. Bize kalan da üzerinde kimbilir hangi mikroplarında olduğu tükürüklü bir artık olur. 

Sineklerin tat alma organları biraz farklı bir yerde:

Sineğin ağzı yok, dili yok; üzerine kondukları şeyin bir yemek olduğunu nasıl anlıyorlar diyorsanız cevap ayaklarında gizli. Sinekler üzerine kondukları nesneyi ayaklarıyla tadarlar ve onun bir yemek olup olmadığını böylece anlarlar. Yemek olduğunu anladıktan sonra ise tükürme, sokma gibi yeme eylemleri devreye girer.

Sinekler neden var hiç düşündünüz mü?

Sesi ayrı dert, görüntüsü ayrı dert, mikrobu ayrı dert niye yaşıyor bunlar kardeşim diyorsanız cevap doğanın ta kendisinde. Leş sinekleri ve et sinekleri ölü hayvanların leşlerine yumurta bırakırlar. Larvalar bu hayvanlarla beslenerek leşin toprağa karışmasını sağlarlar. Farklı sinek türleri ise çoğu zaman dışkıları tercih eder. Dışkıdan beslenen sinekler ve larvalar sayesinde dışkıdaki organik parçalar bitkilere, mantarlara ve bakterilere dağılır. İşte tüm bu süreç böylece sürer gider. 

Bir zamanlar sinekler sayesinde cinayetler aydınlatılıyordu:

En eski kayıtlara baktığımız zaman karşımıza 13. yüzyıl Çin’i çıkıyor. Bu dönemdeki dedektifler, cinayetleri aydınlatmak için sinekleri kullanıyorlardı. Bir ceset buldukları zaman onun üzerindeki larva ve sinek yoğunluğuna bakarak cesedin ne kadar zaman önce ölmüş olduğunu tespit ediyor ve soruşturmayı buna göre yürütüyorlardı. Elbette çok daha modern yöntemler kullanılıyor olsa da bugün bile adli tıp uzmanları için ceset üzerindeki sinek ve larva yoğunluğu oldukça önemli bir işarettir. 

Bazı sinek türleri kimsesiz bitkilerin dostu olurlar:

Sinek pisliğe konar, dışkıya konar, leşe konar, hastalık yayar dedik ama bu elbette hepsi için geçerli değil. Mesela arı sinekleri ve tatarcıklar bitkilerden beslenirler. Dahası, bu türlerin beslendiği bitkiler arılar tarafından sevilmeyen bitkilerdir. Bu bitkilerin üzerine gelen sinekler polenleri vücutlarında taşıyarak çoğalmalarını sağlarlar. Öyle ki eğer tatarcık sinekler olmasaydı çikolata diye bir şey olmazdı çünkü kakao bitkisinin tozlayıcısı arı değil, tatarcık sinekleridir. 

Sinekler arkalarını bile görebilir: 

Evlerimizde sık sık karşılaştığımız karasineklerin tam 4 bin gözü vardır. Küçücük bu gözlerin her biri ayrı bir görüntü yakalar ve bu görüntüler beyinde birleşerek anlamlı bir bütün haline getirilir. Daha da ilginç olan bu göz yapısı karasineklere 360 derecelik bir görüş açısı sunar. Bunun anlamı, karasinekler arkalarını bile görebilir demektir. Yani gazete rulosunu elinize alıp da bir sineği öldürmeden önce sizi görüyor olduğunu unutmayın. 

Sineklerin bu binlerce küçük gözden oluşan görme sistemleri, onların tepki süresini de hızlandırmaktadır. Bir insan beyni saniyede ortalama yaklaşık 60 görüntü işler. Bir karasinek beyni ise saniyede yaklaşık 250 görüntü işlemektedir. Yani sinekler sizin onların kafasına gazete rulosu indirmeye çalıştığınızı görüyor ve siz daha o eli indirmeden görüntüyü işleyerek kaçma refleksini devreye sokuyor. 

Uzayda bile sinek var:

Lanet olsun bu sineklere, madem dünyayı ele geçirdiler o zaman uzaya kaçalım desek bile sineklerden kurtulamıyoruz çünkü NASA 2014 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’na bir dolu meyve sineği gönderdi. Meyve sineği genetiği ile insan genetiği yüzde 77 oranında benzer özellik taşıdığı için uzay yolculuğunun insan üzerindeki etkileri bu sinekler üzerinden inceleniyor. Tabii bunlar yalnızca istasyondaki bir yerde duruyor yoksa Mars’a inip de yine sinek avlayacak değiliz. Tabii kimbilir?

Dünyanın en büyük sineğine bulaşmak istemezsiniz:

kereste sineği

Karasineklerin boyu ortalama 5 mm ile 8 mm ile arasında değişmektedir. Dünyanın en büyük sineği ise bunların yanında tam bir devdir. Orta Amerika ve Güney Amerika bölgesinde ölmekte olan ağaçlara yumurtladığı için kereste sineği olarak adlandırılmış olan bir sinek türü, ortalama 8 cm boyutunda olabilir. Dev gibi olmasına rağmen ne insanlara ne de hayvanlara karşı zararlı bir türdür. 

Milyonlarca yıldır dünyada olan ve insanlığın ilk günlerinden beri vızıltılarını duyduğumuz sinek türleri hakkındaki ilginç bilgilerden bahsettik. Zannederiz bu yazıyı okuyan herkes evine sağlam bir sineklik taktırmak istemiştir. 

Kaynak : https://www.raid.com/en-US/education/bug-basics/8-facts-about-flies
14
2
2
0
0
Emoji İle Tepki Ver
14
2
2
0
0