Marş düğmesi, sinyaller, farlar, silecekler, sürüş modu seçicisi, vites değiştirme kulakçıkları…
Normal bir otomobilde gösterge paneline, orta konsola ve direksiyon koluna dağıtılan kontroller, Ferrari'de neden direksiyonun üzerinde toplanıyor?
İçerikten Görseller
+2
Ferrari’de direksiyon, yalnızca bir yön verici değildir.

Bu tasarımın arkasında aslında basit bir anlayış var: Sürücü, ellerini ve gözlerini mümkün olabildiğince direksiyondan ayırmamalı.
Özellikle yüksek performanslı bir otomobil kullanırken sürücünün direksiyon hakimiyeti oldukça önemli. Hızlı bir virajda veya tempolu bir sürüş sırasında herhangi bir ayarı değiştirmek için elinizi direksiyondan çekip konsola uzanmak, pratik olmamakla birlikte tehlikeli bir durum.
Ferrari de tasarımında gerekli ayarlamaları direksiyondan yapma mantığını temel aldı. Sürücünün araçla etkileşimini kesmemek ve elleri direksiyonda tutmak, araç hakimiyetini de kolaylaştırıyor. Üstelik bu anlayış, Ferrari için pek de yeni sayılmaz.
Bu mirasın arkasında Formula 1 var.

Yarış otomobillerinde direksiyon, sadece yön değiştirmekten ziyade sürücünün birçok sistemi aynı anda kontrol edebildiği bir kumanda merkezidir. Formula 1 araçlarında da** sürücünün ihtiyaç duyduğu her şeyi direksiyon üzerinden yapabilmesi**, bunun en güzel örneklerinden biri.
Güncel Formula 1 direksiyonlarına bakıldığında çok sayıda kontrolün aynı merkezde toplanması sebebiyle karmaşık bir yapıya sahip. Bu yaklaşımı, Ferrari’nin yol otomobillerinde de görmek mümkün.
Özellikle Ferrari F430 ile direksiyon tasarımı sinyaller, uzun farlar, silecekler ve sürüş ayarlarının yanı sıra Manettino adındaki sürüş modu seçicisi de direksiyona taşındı.
Manettino ne işe yarıyor?

Direksiyon simidinin sağ alt köşesinde yer alan yuvarlak bir sürüş modu seçici olan bu anahtar, farklı modlar arasında hızlı bir geçiş sağlıyor. Bu seçicinin en önemli işlevi ise otomobilin dinamik karakterini belirleyen sistemlerin ayarlanmasını sağlamak.
Seçilen moda göre otomobilin elektronik sürüş destekleri ve dinamik kontrol sistemlerinin çalışma biçimi değişebiliyor.
Bu sistem günümüzde de kullanılıyor.

Ferrari’nin yeni nesil modellerinde Manettino, farklı sürüş koşullarına ve sürücünün tercihine göre otomobilin dinamik kontrol sistemlerinin ayarlanmasını sağlıyor. Ferrari'nin ilk elektrikli otomobili Luce’da bile Manettino, sürüş deneyimini farklı modlar arasında değiştiren temel kontrollerden biri olarak yer alıyor.
Yani direksiyondaki bu küçük anahtar, göründüğünden çok daha fazla işleve sahip.
Her tuş direksiyonda değil.

Ferrari direksiyonunda silecekler, farlar, sinyaller, motor çalıştırma gibi birçok kontrolün bulunması, tek hamleyle sürücüye kolaylık sağlıyor ve güvenli bir sürüşü destekliyor. Ancak burada önemli bir ayrımı yapmakta fayda var: “Ferrari’de her şey direksiyonda” demek doğru değil.
Otomobildeki tüm işlevler direksiyona taşınmıyor. Yalnızca sürüş sırasında sık kullanılan ve sürücünün hızlı bir şekilde erişmesini sağlayacak kontroller direksiyon ve çevresinde toplanıyor.
Daha az hareket, daha güvenli bir sürüş.
Direksiyonda bu kadar fazla kontrol tuşunun bulunmasının amacı, sürücünün ellerini direksiyondan hiçbir şekilde ayırmaması değil; fiziksel hareketlerini olabildiğince azaltarak kritik kontrolleri sürücünün elinin altında tutması.
Ferrari, yarış otomobillerinde kurduğu bu sistemi yol otomobillerine de uyarlayarak direksiyonu, otomobil ve sürücü arasında kontrol arayüzüne dönüştürdü.
Üstelik dokunsal kontrolü de tamamen yok etmiyor. Birçok işlevin dokunmatik ekranlara taşındığı dönemde Ferrari’nin buradaki yaklaşımı da dikkat çekici. Yeni modellerinde teknoloji önemli bir yer tutsa da hâlâ fiziksel kontrollere tam olarak veda etmiş sayılmaz.
Ferrari’nin bu tercihi, özellikle sürüş sırasında ekrana bakma ihtiyacını azaltıyor.

Sonuç olarak yarış pistlerinin efsanesinin direksiyon tasarımlarında bu kadar çok tuş bulundurmasının tek bir sebebi yok.
Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmeden gereken hamleyi yapabilmesi, tasarımın temelinde yer alırken bu; yol otomobillerinde de tasarım anlayışını şekillendiren detaylardan biri oldu.
Bu nedenle Ferrari direksiyonunun üzerinde gördüğünüz tuşları bir fazlalıktan çok sürücüyle otomobil arasındaki iletişimin değerli bir parçası olarak değerlendirmek daha doğru olur.